Cerrahi Girişimler
Cerrahi
girişimlerin yapılabilmesi için alete ihtiyaç vardır. İnsanın kullandığı ilk
alet ise “el”idir. İnsanoğlu sonra da, önceleri eliyle şekillendirdiği hayvan
kemiklerinden, çakmaktaşı ve obsidienden, daha sonra da bakır, bronz ve
demirden aletler yaptı. İlkel insanların diken ve ok gibi yabancı cisimleri
çıkarma, kırılan kemikleri çamur veya ağaç kabuğu ile tespit etme, çıban açma,
yara ve şişleri yakma gibi küçük cerrahi müdahalelerde bulunduğu
düşünülmektedir. Muhtemelen cerrahi müdahaleleri de büyücü hekimler yapardı.
Tarih öncesinde yaşayan insanların cerrahi müdahalelerine ait en eski bulgular
kemik kalıntılarında tespit edilmektedir. Buluntular içerisinde en ilgi
çekicisi kafataslarında açılmış olan deliklerdir. Dünyanın pek çok yerinde
binlerce yıl uygulanmıştır. Keskin bir alet ile kazıyarak, oyarak, keserek ya
da delerek kafatasından bir kemik parçasının çıkarılması trepenasyon
olarak adlandırılır. Deliğin üstü maden levha ile örtülür, onun üzeri de reçine
ile sıvanırdı. Çıkarılan kemik parçaları kötü ruhlardan korunmak için nazarlık
olarak kullanılırdı.
Çoğu
antropologun görüşüne göre, kafatasına delik açılarak yarım baş ağrısı
(migren), baş dönmesi, sara (epilepsi), delilik gibi hastalıklara sebep
olduğuna inanılan kötü ruhların buradan çıkıp gitmesi sağlanırdı. Trepenasyon
ile bedenin sakatlanması her ne kadar büyü amacıyla yapılmış olsa da bazen
hastanın kafa içi basıncını azaltarak yarar sağlamış olabileceğini
düşünebiliriz. Kafatasında delik açılmış olanların yarasının iyileştiğini
kesilen kısmın etrafında meydana gelmiş olan nedbe dokusundan anlıyoruz. Bu
işlemi yapanların kafatası sütürlerine ve beyin zarına zarar vermenin kötü
sonuçlarını biliyor olduklarını tahmin edebiliriz. Ölümden sonra uygulanan
trepanasyonlar ise ruhu özgür kılmak için yapılırdı. Günümüzde halen bu
geleneği sürdürenlerin bulunduğu bildirilmektedir.
En eski
cerrahi uygulamalardan olan sünneti ise on beş bin yıl öncesine
götürebiliyoruz. Sünnet, temizlik ve sağlık amacıyla yapıldığı gibi, acıya
dayanıklılığın kanıtlanmasıyla topluma kabul edilme, cinsi hayata hazırlık,
üreme ve bereket tanrılarına kurban sunma gibi diğer sebeplerle de uygulanırdı.
Erkeklerde cinsiyet organı ucundaki deri kesilip çıkarılmakta; kızlarda ise
klitoris ya da labia minor’dan bir parça alınmaktadır. Müslüman ve Yahudiler
ile Afrika, Avustralya, Amerika ve Okyanus adalarından bir kısım yerliler
sünnet geleneğini sürdürmektedir. Kızların sünneti yasaklanmış olmakla birlikte
bazı yerlerde, örneği Kuzey Afrika’da halen az da olsa uygulandığı
yazılmaktadır.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder